CHP: Seyahatin amacı aile fotoğrafı olmamalı

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında parti genel merkezinde toplandı.

Toplantı sürerken açıklamada bulunan Öztrak, toplantı gündemlerinde milletin ocağına ateş düşüren, insanları ailece yaşamlarına son verme noktasına getiren ekonomik kriz, “iktidarın vurdumduymazlığı” ve son Suriye’nin kuzeyindeki son gelişmeler olduğunu aktardı.

Öztrak, vefat eden eski bakanlardan Mümtaz Sosyal’a Allah’tan rahmet, ailesi ve sevenlerine başsağlığı diledi, Almanya’nın Hannover kentinde büyükşehir belediye başkanı seçilen Belit Onay’ı da bu göreve gelen ilk Türk olması dolayısıyla kutladı.

Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dün tüm yurtta tazimle, rahmetle, minnetle anıldığını, Anıtkabir’in dolup taştığını hatırlatan Öztark, Atatürk’ün, milleti sürü yerine koymaya çalışanlara ve onun emperyalist iş birlikçilerine karşı, milli haysiyeti korumak için verilen mücadelenin başkomutanı olduğunu vurguladı.

Öztrak, Atatürk’ün, milletin istiklal sembolü olduğunun altını çizerek, tarihin çizdiği yolu bulma ehliyetine sahip devrimci liderlerin, ülkelerinin geleceğinde yaşamaya devam ettiğini, ölmediğini kaydetti.

Atatürk’ü anma törenlerinin ciddi skandallara sahne olduğunu ve seçilmiş milletvekillerine Anıtkabir’e girişlerinde zorluklar çıkarıldığını ileri süren Öztrak, “Atanmışlar rahat rahat geçtiler. Sarayın atadıkları, milletin ve milletin seçtiklerinin üzerinde vesayet kuramaz. Bu cürete artık dur deme vakti gelmiştir. Gazi Meclis’in mensupları olarak bir yasa çıkarıp bu rezalete derhal son vermeliyiz.” diye konuştu.

Bazı bindirilmiş kıtaların Anıtkabir’e daha önceden alınıp, bir partinin mitingindeymiş gibi sloganlar attırıldığını öne süren Öztrak, Atatürk’ün manevi huzurunda yapılan bu saygısızlığı kınadıklarını söyledi.

Faik Öztrak, Milli Savunma Bakanlığı ve Anıtkabir yöneticilerinin bu konuda açıklama yapmalarını beklediklerini belirterek, “Bu davranış merasim usul ve esaslarına uygun mudur? İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu’nun Anıtkabir ziyaretinin ardından vakit geçirmeden açıklama yapan Milli Savunma Bakanlığı bu duruma sessiz kalamaz.” dedi.

“Atatürk, TBMM’ye önem verdi”

Milletin gündeminde boş tencere, ödenemeyen çek ve senetler, haciz konan maaşlar, işsizlik ve öldüren çaresizliğin olduğunu ifade eden Öztrak, “Sarayın gündemindeyse Osmanlı’da okur-yazarlık oranı ve kendi ucube rejimini ülkemizin kurtuluş ve kuruluş dönemiyle karşılaştırma hadsizliği var. Biz en doğrusunun bu ipe sapa gelmez sözleri milletimizin vicdanına havale etmek olduğunu biliyoruz.” değerlendirmesini yaptı. 

Osmanlı’nın Türk tarihinin bir parçası olduğunu, bunun aksini söylemediklerini belirten Öztrak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan, “milletin nasıl bir cehalete mahkum edildiğini anlatan” Şevket Süreyya Aydemir’in “Suyu Arayan Adam” kitabını okumasını istedi.

Öztrak, Atatürk’ün daha ilk günden itibaren TBMM’yi memleket meselelerinde biricik meşruiyet kaynağı gördüğünü, emperyalistlere ve onun işbirlikçilerine karşı, parlamentoyla beraber mücadele verdiğini anımsatarak, Atatürk’ün, 1 Kasım 1930’da yasama yılı açılışında yaptığı konuşmada TBMM’nin önemini vurguladığını aktardı.

Atatürk cumhurbaşkanıyken Gazi Meclis’in her zaman sistemin merkezinde olduğunun altını çizen Öztrak, icranın başında her zaman bir başbakanın olduğunu, şimdi Meclisin etkisizleştirildiğini kaydetti.

“Modernleşme tarihinin akış yönü bellidir”

Öztrak, İsmet İnönü’nün 1946’da cumhurbaşkanıyken çok partili düzene geçildikten sonra parti genel başkanlığından istifa ettiğini, o tarihten geçen yıla kadar hiçbir cumhurbaşkanının, partisinin genel başkanı olmadığını hatırlattı. 

“Şimdi cumhurbaşkanı, cumhurun değil partisinin başıdır.” görüşünü savunan Öztrak, şöyle konuştu:

“Bu toprakların modernleşme tarihinin akış yönü bellidir. Bu ucube tek adam rejimi, suyun yönünü değiştirip saray rejimi inşa etmek istese de çabası beyhudedir. Tarihin akış yönü belki kısa süre kesintiye uğrar ama değiştirilemez. Biz, CHP olarak Cumhuriyet’imizi birinci sınıf bir demokrasiyle taçlandırmakta kararlıyız. Ülkemizin tek adam tarafından değil, milletimizin iradesinin tecelligahı Gazi Meclis’imizin merkezinde olduğu parlamenter sistemle yönetilmesi için mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu, bizim milletimize karşı tarihsel sorumluluğumuzdur.”

Erdoğan’ın dünkü konuşmasında “Cumhuriyete en büyük katkıyı şahsımın başında bulunduğu hükümetler yapmıştır.” dediğini aktaran Öztrak, “Bu sözleri ilk duyduğumda Ziya Paşa’nın terkibi bendinden şu beyti hatırladım, ‘En ummadığın keşfeder esrar-ı derunun, sen herkesi kör alemi sersem mi sanırsın.’ Anlaşılan Erdoğan öyle sanıyor.” dedi.

“Türkiye ekonomisi dökülüyor”

Faik Öztrak, Cumhuriyet’in, Osmanlı’nın dış borcunu son kuruşuna kadar ödediğini, AK Parti iktidarlarının ülkenin dış borcunu 17 yılda üç buçuğa katlayıp 447 milyar dolar yaptığını, Cumhuriyet’in kurduğu kurumların 62 milyar dolara satıldığını söyledi.

Bunlardan birinin de Sakarya’daki Tank Palet Fabrikası olduğunu kaydeden Öztrak, “Bu ihalesiz, rekabetsiz, adrese teslim yapılan işin tek bir adı olabilir, o da peşkeş çekmek. Tank Palet Fabrikası, Katar ordusuna peşkeş çekilmiştir.” diye konuştu. 

AK Parti iktidarlarını eleştiren Faik Öztrak, “Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyette herkes geleceğe güvenle bakıyordu, Erdoğan’ın ucube tek adam rejiminde millet çaresizlikten ailesiyle beraber yaşamına son veriyor. Moğol ordusunun bu topraklara yapamadığı tahribatı Erdoğan’ın iktidarları yaptı.” görüşünü savundu.

Öztrak, Türkiye ekonomisinin döküldüğünü, ailelerin çaresizlikten canına kıydığını, iktidarın gündeminde milletin ve çaresizliğinin olmadığını ileri sürdü.

“Olur olmaz şeyler için kullanıldı”

Suriyeliler için harcanan parayı eleştiren Öztrak, şunları kaydetti:

“Suriyelilere 40 milyar dolar vermişler, bir 40 milyar dolar daha verirlermiş. Peki bizim çaresiz insanlarımız orada dururken, kimin parasını kime veriyorsunuz? Kime sordunuz da veriyorsunuz? İktidar milletin derdinin çaresi borç zannediyor. En son önerdiği tedbir asgari ücretliye ucuz konut kredisi vermek. Asgari ücretliyi daha da borca batıracağına asgari ücreti artır. Asgari ücretlilerin borç alacak hali kalmadı ki. Millet zaten borca battığı için çaresiz. 2002’de ailelerin bankalara borcu 6,6 milyar lira idi, devr-i iktidarınızın sonunda 538 milyar liraya çıktı. Bu borç, yeni borçla ödenmez. Bu borç ailelerin geliri artırılarak, gençlere iş bularak ödenir.”

Öztrak, son dönemde işsizlik rakamlarındaki artışa dikkati çekerek, “Bu yılın ilk sekiz ayında işsizlik ödeneğine başvuranların sayısı 1 milyon 345 bin. İşsizlik ödeneği alanların sayısı ise 697 bin. İşsizlik maaşına başvuran her iki kişiden birisi işsizlik maaşı alamamış. Burada ciddi bir sorun var. Bunu çözmeye bakın. Kriz döneminde iktidar öncelikle işsizlik sigortasına yapılacak başvuruları ve sigortadan yararlanma koşullarını kolaylaştırmalıdır.” dedi.

İktidarın, İşsizlik Sigortası’nın kaynaklarını olur olmaz şeyler için kullandığını savunan Öztrak, bu paraların gerçek amacına uygun, hayırlı şeyler için kullanılmasını istedi.

“CHP iktidarında ilk işlerden birisi…”

CHP Sözcüsü Öztrak, ekonomik krizi yok sayılarak, kriz görmezden gelinerek, rakamlar makyajlanarak, biraz sıkışınca “dış güçler bize saldırıyor” denilerek doğru çözümler üretilemeyeceğini söyledi.

“Sosyete damat, her gün bir şehre gidip, ‘ekonomimiz şöyle iyi, böyle iyi’ deyip duruyor ama her nasılsa her şeyin çok iyi gittiği ekonomide, borçlar ödenemiyor, çekler geri dönüyor, senetler protesto ediliyor, millet icra kapılarına düşüyor.” diyen Öztrak, şunları kaydetti:

“İş adamlarımız perişan. Krizde alacak-verecek zinciri koptuğu için pek çok iş adamı çekini ödeyemedi. Şimdi çok sayıda iş insanı, esnaf ödenemeyen çek için hapis cezası ile karşı karşıya. Bu insanlar hapse girerse borçlar nasıl ödenecek? Burada da ciddi bir sorun var. Bu sorunu çözmek için iktidara düşen görev belli. Çek Kanunu’nda değişiklik yaparak, kriz döneminde ödenemeyen çeklere hapis cezasını kaldırmak. Ama iktidar sorunla değil, sorunların yarattığı sonuçları saklamaya çalışmakla meşgul. Varsa yoksa borcu borçla çevirmek.”

Öztrak, CHP iktidarında yapılacak ilk işlerden birisinin, TÜİK’in, başta enflasyon olmak üzere tüm istatistiklerinin güçlü bir denetimden geçirilmesi olduğunu dile getirdi.

“Trump ile görüşmek yetmez”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD’ye yapacağı ziyareti eleştiren Öztrak, şöyle konuştu:

“Cumhurbaşkanı koltuğunda oturan AK Parti Genel Başkanının şahsında, ABD Başkanının milletimize hakaretler içeren kağıt parçasının kabul edilemez olduğunu defalarca söyledik. Bu kağıt müsveddesi geldiği gibi geri gönderilmeden ve gerekli özür dilenmeden Beyaz Saray’da böyle bir görüşmenin yapılmasını doğru bulmadığımızın altını çizdik. Milletimizin şan ve şerefine yapılan hakaretler orta yerde duruyor. Trump’tan herhangi bir özür duymadık. Ancak Cumhurbaşkanı, uçan sarayına atlayıp Washington’a gitmeye ve mektubu Trump’a Beyaz Saray’da ‘takdim etmeye’ karar vermiş görünüyor. Trump hakaret ediyor, Erdoğan takdim ediyor. Bu nasıl bir teslimiyet? ABD’ye gitmekte bu kadar ısrarın sebebini anlamak mümkün değil. Madem bizleri dinlemeyip gidiyorsunuz, bari bunu milletin hakkını, hukukunu korumak için değerlendirin. ‘Trump’la görüşür her şeyi çözeriz’ anlayışıyla yapılacak bir ziyaretten, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ülkemiz adına olumlu bir sonuç almak mümkün değildir.”

Öztrak, ABD’de güçlü bir kuvvetler ayrılığının olduğunu, sadece ABD Başkanı ile görüşmenin yetmeyeceğini, Temsilciler Meclisi’nden, senatosuna ve düşünce kuruluşlarına kadar ciddi bir kamu diplomasinin yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

“Son kez uyarıyoruz”

Bu seyahatin amacının, Trump ile Beyaz Saray’da aile fotoğrafı çektirmek olmaması gerektiğini kaydeden Öztrak, “Bizim saray sosyetesi oraya Beyaz Saray labirentlerinde dil dökmeye gidiyorsa bunun milletimize hiçbir faydası olmayacaktır.” dedi.

Öztrak, basında “Trump’ın Erdoğan’a S-400’lerle ilgili yeni bir tehdit mektubu gönderdiği” bilgilerinin yer aldığını hatırlatarak, “Bu doğru mu? Doğruysa bu mektubu ne yapacaksınız? Biz, saray yönetimini, ülkemizin ve milletimizin onurunu bir kere daha ayaklar altına aldırmamaları konusunda, son kez uyarıyoruz.” diye konuştu.

Öztrak, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

“İŞKUR Genel Müdürü, ‘İşsizlik Fonu sadece işsizlere maaş ödemek için kurulmuş değil.’ dedi. Bununla ilgili ne söylemek istersiniz?” sorusu üzerine Öztrak, İşsizlik Fonu’nun işsiz kalanların ihtiyaçlarını karşılaması ve yeni işlere yerleştirilmesi için kullanılması gerektiğinin altını çizdi.

“Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı ‘Türkiye, S-400’den vazgeçmişse yaptırım yapılabilir.’ dedi. Bununla ilgili değerlendirmeniz nedir?” sorusuna Öztrak, “Bu S-400’lere para ödendi. S-400’lerin yetkili uzmanlar tarafından bu ülkenin savunması için gerekli olduğu da söylendi. Şimdi nasıl olacak da bu S-400’ler kullanılmayacak? Kim verecek bunlara ödenen paraların hesabını? Kim anlatacak bunların kullanılmaması sonucunda ortaya çıkacak güvenlik zaafiyetini? Türkiye bu tür tehditlere aldırmamalıdır.” yanıtını verdi.

“Ülkeler kendi teröristlerini almalı”

“Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sürekli Atatürk denilerek onun mirasına sahip çıkılmaz, sürekli Cumhuriyet denilerek Cumhuriyet güçlendirilmez.’ dedi. Bununla ilgili değerlendirmeniz nedir?” sorusunu Öztrak, “Atatürk’ü anma toplantısındasınız, böyle bir uyarı yapma ihtiyacını nereden duyuyorsunuz? ‘Atatürk’ diyenler de ‘Cumhuriyet’ diyenler de ne dediklerini biliyorlar.” diye yanıtladı.

Öztrak, “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu arasında bir kitap polemiği var. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘ben örgütümün yanındayım’ mesajı var. Bununla ilgili değerlendirmeniz nedir?” sorusuna, “Genel Başkanımız bu konuyla ilgili nerede durduğumuzu açıklamıştır. Bu kitap meselesiyle ilgili söyleneceklerin hepsi söylenmiştir. Genel Başkanımızın sözleri üstüne söylenecek herhangi bir söz yoktur.” cevabını verdi.

“Yüksek Seçim Kurulu üyelerinin İmamoğlu hakkında suç duyurusunda bulunacağı iddiaları var. Bu konuyla ilgili neler söylersiniz?” sorusu üzerine Öztrak, İmamoğlu’nun sözlerini hatırlatarak, bunun siyasi bir cevap olduğunu söyledi.

“DEAŞ tutuklularının ülkelerine gönderilmesinin” sorulduğu Öztrak, uluslararası hukuk bakımından idam olmayan ülkelere bu teröristlerin teslim edilmesinde herhangi bir sorun olmadığını, bu ülkelerin kendi teröristlerini alması gerektiğini kaydetti.
 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir